Author: sumrukoleli

Home / Articles posted by sumrukoleli

ANKA MÜZİK BİLGİ VE BAŞVURU

 

Anka Müzik , ses veya enstrüman bilgi ve birikiminizi öncelikli olarak gözetmeden, teorik ve pratik eğitimler alarak,  sahnede buluşmayı hedefliyor!

İçinizden geldiği gibi müzikle buluşmak için bir sese veya bir enstrümana sahip olmanız bizim için yeterli!

Gelin hep birlikte notalar, şarkılar ile eğlenerek, öğrenerek ve üreterek Anka Müzik’te buluşalım.

-Başvuruda enstrümanı işaretleyen kişilerin bir enstrümana sahip olması gerekmektedir.

-Hangi enstrümana sahip olunduğunu ilgi alanları bölümüne eklemenizi rica ediyoruz.

-Üflemeli ve yaylı çalgılar sınıfının dışındaki başvurular (gitar,piyano vb.) kontenjana bağlı olarak kabul edilecektir.

-Koro sınıfımız için kontenjan sınırımız yoktur-

 

 

DESTEK VE İLETİŞİM

DESTEK VE İLETİŞİM

2. yılına adım atmak üzere olan Anka Tiyatro Grubu’nun devamlılığı için herkese ihtiyaç büyük! 📣
6 kişiyle başladığım bu yolda, gerek ekonomik gerek psikolojik gerekse sosyolojik anlamda çok yorucu zamanlar geçirdim ve geçirdik. Ama bunun yanında inanılmaz deneyimler, iletişimler, heyecanlar, oyunlar, projeler sağladık kendimize.
Sayısı şimdi 50leri bulan, 80i de görmüş olan bu ekibin artık büyümesi, gelişmesi ve kendi adımlarını yere daha sağlam atabilmesi gerekiyor.
Bu şu demek; sadece tiyatro değil, müzik, resim, dans gibi birçok sanat alanında desteğini sunabilecek, bizimle beraber bu yolda yol arkadaşlığı yapabilecek veya yapmış olan herkese kapılar ardına kadar açık durumda! İstiyoruz ki herkes neyi ne kadar biliyor veya öğreniyorsa bizlerle olsun 🙂

Bu enerji, genç dinamiği yaşatıldığı sürece biz hep güçlü, umutlu ve umut vadeden bir ekip olarak bu yolu hızlı adımlarla geçebilir, ileride daha büyük projelerde söz sahibi ve ev sahibi olmak için gücümüzü ortaya koyabiliriz.

Yeni sezonda Anka’ya ait bir kültür sanat yerinin oluşumu, bu oluşumda hocaların, destekçilerin, ekip üyelerinin birlikteliğiyle güzel işler çıkarmak, sanatı bu kitleye birçok kitleye taşımak için çalışmak en büyük amacımız.

1lerden 1000leri oluşturmak için iletişim ağımıza insan kazandırmak, eğitim alanında , düşünce bazında destek olmak, maddi manevi, farketmeksizin Anka’nın yanında olmak isterseniz, tüm bunları gerçekleştirmemiz için en büyük etkenlerden en az birini bile sağlayabilmeniz bizim için çok önemli ve değerli. 😊 Şimdiden buna gönül vermiş ve verecek olan herkese teşekkürler, biz her zaman buralardayız, bir mesaj, bir telefon yeterli olacaktır! 🙂 🎭

Tecrübe ve bilgisiyle daima yol göstermiş olan, kapılarını açmış, en güzel duygularla bizleri dinlemiş; Tolga Bare, Mustafa Kurt, Doğukan Soykök, Sevil Özkan, Berrin Demir,Ruhi Saruhan, Ömür Uyanık, Halil Kılıç, İlker Aşıcı, Erdem Han, Deniz Tokgöz, Sezer Özseven, Yiğit Alp Yurdakul, Duygu Çalı, Elif Şimşek, Deniz Bozkaya ve Caner Güler’e, tüm aileme, oyunlarda yalnız bırakmayan seyircilerimize , dostlara, kapıların bizlere açmış olan Farabi, Tatbikat, Düşkapanı, AÇS, AYS, Acil ve Baba Sahne’ye teşekkürler!

NEDİR, NE DEĞİLDİR?

ANKA TİYATRO

Anka Tiyatro Grubu tamamen gençlerden oluşan, bağımsız, nitelikli, dinamiğini her gün daha da arttırma hedefinde olan, daima plan ve programlarıyla  hareket eden, gelişen,  büyüyen, öğrenen ve öğreten, tiyatroyu ve diğer sanat dallarını sadece belli bir kitleye değil, ulaşabildiği her kitle ve alanda temsil etme amacı güden bir tiyatro ekibidir.


ANKA TİYATRO GRUBU‘NUN KURULUŞU

26 Haziran 2017 yılında Sumru Köleli tarafından “Ankara Liseliler Tiyatrosu” adıyla İnstagram adresi üzerinden  Ankara’da kuruldu. İlk dersini 7 kişiyle gerçekleştiren bu grup, 3 ay içerisinde 40’a aşkın kişiyle yollarını birleştirdi. Üniversite öğrencilerinin de gruba katılması ve dinamiğin daha zenginleşip, faaliyetlerin de artması sonucunda yeni bir slogan ve isim ihtiyacı doğdu.

    Çıkartılması planlanan oyunların her daim toplumu anlatan, sorunları irdeleyen, düşündüren, seyirci kitleleri ile yeni farkındalık ve bilinç kavramlarıyla zenginleşmiş toplumlar yaratmak amaç edinildi.

    Gerek bu amaç gerekse grubun içinde yaşadığı maddi yetersizlik, prova ve ders için uygun alan bulamama gibi zorluklardan dolayı Anka kuşu ve slogan grupla bütünleşti.

Başlangıçların her zaman zorlu olacağının bilincinde olan bu ekip ilerlemek için adımlarını atmaya devam etti!


ANKA’NIN FAALİYETLERİ NELERDİR?

Düzenli olarak drama ve doğaçlama çalışmaları yürütülür. Bu çalışmalarda sahnede kendini sözlü/sözsüz ifade etme becerileri kazanılır. Birlikteliğin önemi en

çok bu grup çalışmalarında öne çıkar, kişilere oyun ve teknik anlamda kazanımlar sunulur.

 Ödevler ile sorumluluk bilinci arttırılır. Bu ödevler tamamen kişilerin kendi özgün içeriklerinin birleşmesiyle tamamlanır, kolektif çalışmalar yürütülür, herkes kendi çalışma ve düşünce tarzını gösterir ve sonucunda ortak çalışmalar ortaya çıkar.

Sezon içerisinde oynanan  oyunların hepsi kurucusu Sumru Köleli’nin yazımı ve yönetiminin yanında ekibin de kendi içinde üretmesi ve yardımlaşması sonucu  tamamen Anka Tiyatro’dan çıkar.

Çıkardığı oyunları  kostümünden dekoruna, bilet ve afiş tasarımından rejisel düzenlemelerine kadar her şeyi daima kendisi üstlenir. Dans dersleriyle oyunculuğa katkı sunar , esnekliği ve ritim algısını geliştirir, bedenin ve zihnin zinde olmasını ve kişide keyifli bir ruh halinin düzenli olarak oluşmasını amaçlar.


ANKA TİYATRO KÜLTÜRÜ

Anka Tiyatro Grubundaki her birey; paylaşım, dostluk, emek ve birliktelik kültürünü yaşatır, iş bilincini kavrar, oluşan bu kültürü yeni dönemlerde yeni ekip arkadaşlarına aktarır.

Özellikle yeni kuşağın en önemli sorunu olan bireyselciliği tamamen ekip içerisinde ortadan kaldırarak toplumda faydalı, girişken, istekleri doğrultusunda mücadele eden gençleri topluma kazandırmak, bunu da sanatın birçok farklı alanında faaliyet yürüterek gerçekleştirir.Sahnede, sahne arkasında, teknik, dekor, kostüm ve daha birçok görevde kendilerini geliştirir, beceriler kazanır, var olan becerilerini de geliştirirler.


ANKA VE GENÇLİK

Günümüzde liseli ve üniversiteli gençlerin kendini ifade edeceği, başarı sağlayacağı alanlar çok kısıtlı ve de gençler tarafından bu alanlara talep oldukça az. Bunun sebebi sistemin, çevre baskısının ve diğer olumsuzlukların; kişisel bunalım, verimsiz zaman geçirme, depresyon, anksiyete, bağımlılıkların doğması ve bundan dolayı sanattan, spordan, sosyal ortamlardan uzaklaşılmasıdır. Anka Tiyatro Grubu 2017 yılından beri bu algıyı kırmak, genç dinamiğinin sahnede, okulda, evde, arkadaş ortamında ve bireyin kendi içinde yeşermesini, büyümesini, gelişmesini ve yenilenmesini amaçlayarak bu yola devam eder.


 

ANKA TİYATRO 2017-2018 DÖNEMİ

11.03.2018 Tatbikat Sahnesi- Ruhunuzun Kullanıcı Adı
18.03.2018 Tatbikat Sahnesi-Ruhunuzun Kullanıcı Adı
26.03.2018 Şinasi Sahnesi-Ruhunuzun Kullanıcı Adı
14.04.2018 Ankara Yeni Sahne-Ruhunuzun Kullanıcı Adı

 

3.Sezon Kayıtlarımız Başladı!

NEDİR, NE DEĞİLDİR?

Öncelikle yukarıdaki bağlantıda Anka nedir? Neler yapar? İşleyiş nasıldır? gibi sorularınızı yanıtlamanıza yardımcı olacak bir yazı mevcut. Okuduktan sonra bu yazıyı okumanız çok daha faydalı olacaktır.

Okuduğunuza göre devam edebiliriz! 🙂

Anka 3. sezonda da ekip içerisinde güzel arkadaş ilişkileri yakalayabilecek, uyumu ve gerekli özeni gösterebilecek, dinamik, enerjisi ve isteği bol ekip arkadaşları arıyor!

Eğer varsa; gittiğiniz ajansları, hobi kurslarını, lisede, hatta belki ortaokulda aldığınız rolleri, dizi/film tecrübelerinizi  istemiyoruz.

Bunların yanında “tecrübesizim” diyenleriniz de olacaktır, onlar için de bir şartımız var; bu kelimeyi unutmaları!

Bunun dışında bir şartımız yok, kapımız her genç arkadaşımıza açık!

Bireyci değil, toplumcu bir amacı var ettiğimiz bu ekipte, çaba ve özveriniz bizler için yeterli.

3.Sezon!

3. Sezon bir değişime giderek ekibimizde sadece tiyatro değil çok çeşitli sanat dallarında da faaliyet gösterme ve bu faaliyetleri etkin bir şekilde sürdürme isteğindeyiz.

Herhangi bir müzik aleti çalıyorsan, dans etmeyi, şarkı söylemeyi seviyorsan, yazmayı, üretmeyi, tasarlamayı seviyorsan ve bunlar gibi başka ilgi alanların varsa alanında uzmanlaşmış hocaların ekip içerisinde sana sunacağı katkılar ile 3. sezonda geniş kapsamlı projelerde yer alabilirsin!

Bunların yanı sıra, kurallar çerçevesinde özgür ve özgün olman bizim için çok önemli! Burada aklına gelen sanatsal fikirleri hayata geçirme şansı elde edebilir, fikirlerini sunarak paylaşımını kuvvetlendirebilir, ekibi ve kendini de geliştirebilirsin.

 

Şimdilik bu kadar 🙂 Aramıza katılmak için aşağıdaki formu doldurman yeterli.

Unutma, ne kadar ayrıntı verirsen seni daha iyi tanıyabiliriz. Sevgiyle kal!

SUMRU KÖLELİ

BİLİNMEZ

BİLİNMEZ

Ne için yaşadığımız, bilinmezdir. Saklı olan kutuyu açar, keşfeder, tanır, sever ya da sevmeyiz.
Ne için var olduğumuz, bilinmezdir. İnanca inanır, inandığımızı inanç sayarız.
Ne için bağlı olduğumuz, bilinmezdir. Hisleri tanır, yanıt verir veya vermeyiz.
Ne için istediğimiz bilinmezdir.

Bilinmezi isteriz. Hep, sürekli, daima, her zaman, her koşulda..

Bilinmez hoşumuza gitmezse yaşamayı, var olmayı, inançlarımızı, bağlılığımızı, hislerimizi, isteklerimizi sorgularız.
Ve sorgunun sonucu bile bazen bilinmez, anlaşılmaz, gariptir.
Bazen bulanık hatta bazen kördür!

Ve bilinmez realistliğe ulaşmadan ölürse bu sefer bilinmeze küseriz!

Sonra yüzümüzü tekrar döner, bilinmezi yaşamayı isteriz.
Saklı olan kutular açılır, belki yaşar, belki var olur, belki inanır, bağlanır, belki sorgularız.
Belki de çok yanlız kalırız. Fakat belki; sonra bunu severiz!

Bazen vazgeçer, biraz farklı insanlarla geçinir, eski bize döneriz.
Ama bunları yaparken de çok şey isteriz.
Güveni, sevgiyi, sadakati, umutu isteriz ama hiçbir şey vermeyiz. Verirsek boşa gitmesinden korkarız. Korku bizi bilinmeze daha da yaklaştırır, bu sefer kontrolden çıkarız.

Saldırır, kızar, öfkelenir çok bağırırız!

Bilinmezin arsızlığını arzularız. Arzuya çok kapılırız.
Sonra bir güler, bir ağlarız. Biz hep bilinmezi ararız.

Oysa ardımızda bıraktığımız insanlarda, gidilen yollarda, atılan kahkahalarda, aynadaki görüntülerde, sevgilerde, nefretlerde, isteğin yaşamasında, yaşamanın da isteğinde, gittiğimiz her yerde, her şekilde, farklı bilinmezleri biliriz.

Gerçek bizizdir, bilinmez bizimdir.
Bunu bilmemiz bile bazen bizim için büyük bir bilinmezdir!

FABRİKALAŞMA VE BİÇİLMİŞ KAFTAN İNANCI

FABRİKALAŞMA VE BİÇİLMİŞ KAFTAN İNANCI

“Neden böyle bir ekibi kurdun?” sorusu her sezon artarken sanırım cevabını yazarak, çokta uzatmadan açıklamak gerek; fabrikalaşan sanatı sevemediğimden!

Günümüzde gittikçe azalan ve azalmaya da devam eden bir alan var ki, o da gençlere yönelik sanatsal, kültürel, sosyal alanlar.  Özellikle 14-18 yaş aralığındaki gençlerin bir yere para kazandırmak için değil de, içlerindeki ışığı topluma kazandırmak için gidebilecekleri, öğrenebilecekleri, sevgilerini, fikirlerini, becerilerini paylaşabilecekleri  alanlar bulması oldukça zor. Evet, belki yüzlerce tiyatro, dans, müzik, resim kursu, akademisi, özel eğitimi, kurumu kuruluşu yahut derneği mevcut.

Lakin baktığımızda, branştaki derslerde eğitimlerin seviyesi, kişinin sosyoekonomik durumu, amaç ve isteğinin odağı, kişiyi tanıma noktasında eksik kalıyor.

Kişi genellikle bu çıkmazda ya vazgeçiyor ya da zar zor ortaya koyduğu inanılmaz meblaları bir hedef, hayal, istek belki de sadece büyümeye hazır küçük bir merak için “ismi olan” kurslara, oraya buraya harcıyor. Bu yeni alanı keşfetmesine ve tanımasına fırsat bile vermeden kendisini biçilmeye hazır kaftan olarak görülmesi sağlanıyor.

Fabrikanın en teknik kısmı bu! Düzene ayak uydur, ortaya çıkan şeyin önemi yok, sorgulama sakın, sonuçta sen de karşılığını alacaksın! (?)

Böyle olduğuna inandırıldığı zaman bu kişi; “ben oldum!” , “ben bununla doğduğumdan beri -kinaye- ilgileniyorum!” , “tabi ki biliyorum!” gibi garip garip, insanı kendisinden uzaklaştıran, yabancılaştıran cümleler ile toplumda cirit atmaya başlıyor. Tanıdık geldi mi? Devam edelim.

İşin buraya kadar olan kısmı bir yerde daha az can yakıcı. İş şurada başlıyor; eğer bu kişi gerçekten yolda ciddi olarak ilerlemeye karar verir, öz branşı haline getirmek isterse; çarpan duvar değil, kapı değil, tabiri caize tam olarak ‘duvardan kapıları’ önünde görüyor, sonra uzaklaşıyor, geçmiş zaman kipleri ile sanata bir zamanlar ilgisinin olduğunu çevresine hatırlatmaktan zevk almaya başlıyor. Evet evet! Duymadınız mı hiç “ben de yapardım/ederdim” cümlelerini? 😉

Özlüyor belki, kızıyor. Demek ki bu fabrika üretiminde ters giden bir şeyler var!

Benzerliğin değil benzetilemeyenin bulunması lazım belki de.

Şimdi diğer senaryoya bakalım. Bu en klasik ve özellikle yolu tiyatrodan geçmiş epeyce insanın ortak gözlemiydi.

Sonra ne oluyor?

O saf, istek dolu, merak dolu başlangıç işte tam da bu şekilde yanlış yerlerin atmosferinde boğularak böyle bir bitişe doğru evriliyor.

Tekrar etmek gerek; fabrika işler gibi sanat işlemez!

Sonuç birden fazla… Gözlemlerim beni hep daha ileriye götürdü, güçlü adımları oluşturmak için inancımı daha çok kendi içimde bana sağladı ve bu da Anka Tiyatro’yu besledi. Ben ücretini ödemediği için derslikte rencide edilen, kovulan, ses yükseltilen kişilere şahit oldum. “Senden bir şey olmaz!” diyen cümlelere ya da o cümlelerin sessiz bakışlarına şahit oldum. Bu çirkinlikler gözle görülür, açık, ortada ve net. İşte bütün bu karmaşalardan, kişi başı gelirden hesap edilerek yapılan muhasebe ve sanat ilişkisinden yorulduğumu anladığım zaman 2017 yılının Haziran ayıydı.

“Bu senin rolün, oku, ezberle, temsile aileni çağır, seneye kayıt yaptırmayı unutturma” cümleleriyle bir kişinin zamanını, emeğini, sanatını çalıp, ‘moral alkışları’ ile sahneden indirerek sadece kendi kazancına bakan, bu şekilde de gerçekten sanatı var ettiğini, tiyatroyu yaşattığını düşünen bazı ‘eğitimci’ kişilerin bu zihin ve ruh yapılarından uzak olduğumu fark edeli gerçekten çok olmuş. Şimdilerde umudum var. Umudum bu ekipten, bizden, içimizden, çevremizden, herkesten oluşuyor! Sanatı genç dinamiği ile yaşatmak için çok çalışıp çok çabalıyor.

Anka Tiyatro; değişim, dönüşüm, bilinç ve farkındalık için her gün adımlarını bilerek, isteyerek ve öğrenerek atmaya devam ediyor!

Şimdi de baktığımda belki 1000 kişiden 1 kişiye bile dokunabileceğimi biliyor olmak belki de nice 1’lerle 1000leri yaratmak benim için değerli bir amaç artık. Şimdi o amacı öğrenmek isteyen onlarca genç arkadaşım fabrikalara karşı ve olmayan kaftanların bilinmez biçilişlerine karşı buradayız!

Sevgiyle 🙂

Sumru Köleli