BİLİNMEZ

Home / Blog / BİLİNMEZ
BİLİNMEZ

Ne için yaşadığımız, bilinmezdir. Saklı olan kutuyu açar, keşfeder, tanır, sever ya da sevmeyiz.
Ne için var olduğumuz, bilinmezdir. İnanca inanır, inandığımızı inanç sayarız.
Ne için bağlı olduğumuz, bilinmezdir. Hisleri tanır, yanıt verir veya vermeyiz.
Ne için istediğimiz bilinmezdir.

Bilinmezi isteriz. Hep, sürekli, daima, her zaman, her koşulda..

Bilinmez hoşumuza gitmezse yaşamayı, var olmayı, inançlarımızı, bağlılığımızı, hislerimizi, isteklerimizi sorgularız.
Ve sorgunun sonucu bile bazen bilinmez, anlaşılmaz, gariptir.
Bazen bulanık hatta bazen kördür!

Ve bilinmez realistliğe ulaşmadan ölürse bu sefer bilinmeze küseriz!

Sonra yüzümüzü tekrar döner, bilinmezi yaşamayı isteriz.
Saklı olan kutular açılır, belki yaşar, belki var olur, belki inanır, bağlanır, belki sorgularız.
Belki de çok yanlız kalırız. Fakat belki; sonra bunu severiz!

Bazen vazgeçer, biraz farklı insanlarla geçinir, eski bize döneriz.
Ama bunları yaparken de çok şey isteriz.
Güveni, sevgiyi, sadakati, umutu isteriz ama hiçbir şey vermeyiz. Verirsek boşa gitmesinden korkarız. Korku bizi bilinmeze daha da yaklaştırır, bu sefer kontrolden çıkarız.

Saldırır, kızar, öfkelenir çok bağırırız!

Bilinmezin arsızlığını arzularız. Arzuya çok kapılırız.
Sonra bir güler, bir ağlarız. Biz hep bilinmezi ararız.

Oysa ardımızda bıraktığımız insanlarda, gidilen yollarda, atılan kahkahalarda, aynadaki görüntülerde, sevgilerde, nefretlerde, isteğin yaşamasında, yaşamanın da isteğinde, gittiğimiz her yerde, her şekilde, farklı bilinmezleri biliriz.

Gerçek bizizdir, bilinmez bizimdir.
Bunu bilmemiz bile bazen bizim için büyük bir bilinmezdir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir